Korkuluklarla geçen bir hayat…

Nisan 4, 2009 - Leave a Response

Korkuluklarla geçen bir hayat…

Korkuluklar … Aç kargalardan o güzelim tarlamızı korumamız gerekiyordu. Biz her yıl bir çabayı göstererek üretim yaparken, üretiklerimize insafsızca siyah kargalar saldırırlardı. Ne yapmamız gerekiyordu düşündük…Onları korkutmamız mı gerekliydi..Korkuyu gözlerine sokmamız mı gerekiyordu …. Bu korku ne denli hayatın bir parçasıydı aslında. Amaç ürünü korumaktı elbette. Bir kargaya verilen korku insana verilen korkular kadar etki sağlamazdı tüm hayatına. Karga sadece kaçar kurtulurdu. İnsanlarsa korkuya o kadar çok alışırsa işte o zaman korkunun ne olduğunu unutmaya başlayabilirlerdi de.

Ve yıllar geçti….. Gözlemledikki kargalarda zaman içerisinde korkuluklarkargalarin-kavgasia alışmışlardı ve artık açlık onları korkmadan saldırmaya ve herşeyi göze almaya yöneltmişti. Korkuluklar artık kendine faydası olmayan adıyla anılıyordu…………………………..

“Freelance Blog Yazarlığı”

Nisan 4, 2009 - Leave a Response
Freelance Blog Yazarlığı

Freelance Blog Yazarlığı

Biraz da Autumn Leaves..

Nisan 4, 2009 - Leave a Response

The falling leaves
Drift by the window
The autumn leaves
All red and gold
I see your lips
The summer kisses
The sunburned hands
I used to hold.
Since you went away
The days grow long…
And soon I’ll hear
Old winter songs
But I miss you most of all My darling,
when autumn leaves start to fall…

Freelance Yazar Olmak Hayal Olmaktan Öteye Geçmeli!

Nisan 4, 2009 - Leave a Response

Freelance Yazar Olmak Hayal Olmaktan Öteye Geçmeli!

Hayallerin gerçek olması için biraz emek ,birazda sevgi gerekiyor. İnsanlara bu dilden ulaşabilmek. Bu dilin insani dilini yakalamak gerek. Sıradışılığın sıradanlık olmaya başladığı bir dünyaya geçiş yaptık. Sıradan olanlar azaldıkça insanlar bunlara özlem duymaya başladı. Bunları kaleme alacak olan yeni nesillerin olması gerekmez mi? Freelance olarak bunları diğer kuşaklarla paylaşmalıyız. Az kuru,az pilav bu iş için bir başlangıç. Yazı yazmak aynı zamanda başka kelimeler bulmak ,hayattaki sıradan  gözlemlerinizi paylaşmanız demek. Bu işi basit bir iş durumundan ciddi bir işe dönüştürebilecek miyiz dersiniz?
Biraz zaman biraz mekan..

Rumi

Mart 28, 2009 - Bir Yanıt

Come, come, whoever you are.

Wonderer, worshipper, lover of leaving.

It doesn\’t matter.

Ours is not a caravan of despair.

Come, even if you have broken your vow

a thousand times

Come, yet again, come, come.

http://www.kultur.gov.tr/tr/SanalMuzeler/mevlana-tr/index.html

Şuan ciddi bir blog yazarı olmak için napıyorsunuz?

Mart 28, 2009 - Leave a Response

Merhabalar,

Şuan ciddi bir blog yazarı olmak için napıyorsunuz? Bunun için hala yola çıkmadınız mı? Bu yolda gerekli donanımları toplamaya başlamanız gerekmez mi?

Bir blog yazarı olmak için önce kısa kısa deneme yazıları yazmakla başlayalım.Konuları çeşitleyebileceğinizi kanıtlamalısınız. Dil öğrenmek gerekebilir ya da biliyorsak o dili canlandırmak. Çeşitli çeviriler yapmak gerekebilir.

Sonra kendimizi,yazılarımızı tanıtmaya çalışalım. Çeşitli arkadaş bloglara, blog yazarı olduğumuzu söyleyelim. Şuan yurtdışında bunu profesyonelce yapabiliyorlarken , bunu ülkemize niye tanıtmayalım?Freelance blog yazarlığını tanıtmaya devam ediyoruz.

Toprak olmadan bahçe yapamayız.

İyi Günler!

One Minute Writing

Why can ı ask me , is the soil nothing for a garden? Of course impossible. So birds fly , so something to live ,for shining the sun ,has water …. I listen to your voices.But ı just want your wishes and do it somethin now. Don’t wait! Now only the one minute!

In one minute ,you think about what am ı doing for the world? Maybe.. maybe …….maybe !

Thinking of..

Eda
edaariturk@hotmail.com

Freelance Blog Yazarlığı

Mart 23, 2009 - Leave a Response

Freelance Blog Yazarlığı

Yazı yazmak güzel bir hobidir. Hobilerimiz hayatımızın bir parçası olmaya başladığında artık daha çok yazı yazmaya ve daha çok kendini geliştirmek istemeye başlarsınız. Bunu yapmak da artık yetmez. Başkalarına dokunma zamanı gelmiştir. Size dokunmak istemekle kalmayıp , kazanç kapıları açma zamanı da gelmiştir.
Freelance blog yazarlığı dünyanın bir çok ülkesinde var. Bunu yaparak ,kendimizi daha çok geliştirerek ,hayaller kurarak ve kurdurtarak işe başlayalım.Bir Türk olarak bu işi ciddi bir alan yapma zamanı geldi diye düşünüyorum. Ben başlıyorum. Bloglarınıza yazı yazmamı istiyorsanız buradayım. İngilizce çevirilerimle bloglarınıza renk katabilirim. Şuan yazacağım yazı kentli bir insansanız hoşunuza gidecektir. İlk bloğumdaki ilk yazımı sizlerle paylaşmak güzel olacak bence. Evet, konumuzu hemen yazalım; kent hayatı ve çiçeklerimiz..

…..
Kent Hayatı ve Çiçeklerimiz

Kent hayatı denilince akla genel bir apartman yaşantısı oluyor. Apartmanlarla dolu hayatımızda bu yaşam şeklimizden kurtulmanın tek yolu ise doğal yaşantılar. Bu doğal yaşantılar evimizde yetiştirdiğimiz saksı çiçekleri, dışarıda evimize yuva yapan kumru kuşları, ya da organik beslenme çabaları… Ben size çiçeklerimizden bahsetmek istiyorum. Çiçeklerimiz bizim sessiz seslerimiz. Onlar yuva yapan kumru kuşları kadar doğal bir yaşam şekli. Her gün onları sulamak, karşılık vermedikleri halde onlara hal hatır sormak, onları okşamak, “Merhaba!” demek, sevgiyle büyütmek gibisi olmasa gerek. Bu sevgiyi yakaladığınız bir çiçek artık size alışacak ve hergün o merhabanızı arayacaktır. Güneşe muhtaç olduğu kadar size muhtaç, suya muhtaç olduğu kadar sesinize muhtaç olacaktır. Gülen bir yüz, cansızları canlandırır.Siz sadece canlıyı canlı ve mutlu kılacaksınız. Ne mutlu insan olana. Ne mutlu bir çiçeğe..

Hemen bir öykü yazarak bu sevgiye sevgi katayım. Öykü bana aittir. Doğaçlamadır.

Küçük bir kız çocuğu bahçesinde güzel bir papatya yetiştiriyormuş Bir gün annesinin işi nedeniyle büyük apartman dairelerine taşınmak zorunda kalmışlar. Papatyasını bırakmak zorunda olması onu çok üzeceği için doğal yaşantısından onu alarak beton binalara götürmüş. Beton binalar güzel papatyanın boynunu bükmüş. Mutsuzmuş. Bahçesindeki diğer arkadaşlarını özleyen papatyanın bu mutsuzluğu küçük kızı da mutsuz ediyormuş. Bu yüzden onu eski evine geri götürmek için yola çıkmış. Gittiğinde birde ne görsün, evlerinin yerine büyük bir alışveriş merkezi yapılmış. Diğer arkadaşları doğal hayatlarında ölümle yüzleşirlerken ,meğer küçük kız güzel papatyasının hayatını kurtarmış. Papatya bundan sonra sahibini daha çok sevmiş. Ve asla boynunu bükmemiş. Çünkü her canlı hayatta kalmak için hep o ince çizgide yürüyor ve mutlu olmaya çabalıyormuş. Her üzüntünün mutlu bir nedeni olmalıymış..

Biz insanlar kent yaşantılarımızda boğuluyoruz. Lakin bu bir yaşam çabası gereği oluyor. Bu çabalarımızda doğal benliklerimizden uzaklaşmamaya uğraşmamız ise bizim doğanın ,toprağın bir parçası olmamızdan ileri geliyor. Bizler öyküdeki papatya gibi bazen birileri tarafından sevgiyle kurtuluşa sahip olabiliyoruz. Hayatı ,doğallığı canlı tutan şeyin ne olduğunu gördünüz. Bunun adı Sevgidir. Peki ya bizler çiçeklerimiz kadar doğal olabiliyor muyuz? Kent yaşantımıza verdiğimiz zamanı onlara da ayırabiliyor muyuz?
Belki biraz kafa yormamızın zamanı gelmiştir. Biraz çiçeklerimize de zaman ayırmamızın zamanı gelmiştir. Ne dersiniz?

İyi Çiçekler Olsun!

Bloglarınıza yazı yazmamı istiyorsanız bana e-mail adresimden ulaşabilirsiniz. Görüşmek Dileğiyle…

Eda

e-mail: edaariturk@hotmail.com

The City Life and Our Flowers..

The city life is we know it is an apartment life. Our apart life isn’t one way in. Naturel life is wanted by us for given alive one of flowers. When we still watering them or some of birds still comin from outside and creating homes in our flowerpots. It is a beautiful ….But we talk about flowers in our life. Because of they are silent.. . They like a creator birds own lifes. All days they dont must say something to you.But you say ıt ,” Hello Sweety , How are you today?”,and touchin ıts leaf…And watchin the growth , ıt is wonderful time for us. You must believe it, this love is waiting you and yours “Hello!” The flower needs to sun , like that needs to you,and the flower needs to water like that needs to your voice. When the smiling faces are given soul to dead. You just change to be a happy world. What a happiness to be a man, what a happiness to be a flower..

etc…..

A Good Flower To You !

İf you desire my wtitings in your blogs, please arrive at me with my e-mail address.

I wish to see you then!

Regards,

Eda

e-mail: edaariturk@hotmail.com

Hello world!

Mart 16, 2009 - Bir Yanıt

Welcome to WordPress.com. This is your first post. Edit or delete it and start blogging!

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.